Somon fümeli dondurma alır mıydınız

Eklenme Tarihi : 28/01/2017

Kuşkonmaz-wasabi karışımlı dondurmalar et yemeklerine garnitür oluyor, vegan çılgınlığı son sürat devam ediyor. Soğuk suda haşlanan makarnalar, çiğneme zorluğu çeken yaşlılar için hazırlanan lokmalar... İşte dünyanın en önemli gastronomi fuarı Sirha Lyon’dan aklımızda kalan notlar...

Gastronomi fuarında Zihni Sinir projeleri
200 bin kişi beş gün boyunca fuarı gezdi, 'yedi bitirdi'. Sadece iki ve üç Michelin yıldızlı restoranlarda servis edilecek kahveyi yudumladı. Buzdan heykelleri, sanat eserini aratmayan çikolata figürleri inceledi.

Yemek için yaşayanlardan mısınız? Ben onlardanım. Bir lezzet için kilometrelerce yol yapmaktan çekinmez, iyi yemeğin peşinde dünyayı dolaşabilirim. Zira benim gibi düşünenlerin sayısı da küçümsenemeyecek kadar fazla. Bu yüzdendir ki gastronomi turizmi birçok ülkenin ve şehrin politikasına kadar girdi. Yemek meraklıları son gelişmeleri öğrenmek, yeni tatlar deneyimlemek için sürekli araştırıyor, seyahat ediyor. Bu hafta Lyon'da düzenlenen Sirha bunun en güzel ve en 'tatlı' ispatıydı. "Sirha da ne canım?" derseniz dünyanın en önemli gastronomi fuarlarından biri olduğunu söyleyebilirim. Bol bol lezzet ve yeni gelişmeler dışında, inovasyonlar, trendler ve şeflerin müthiş mücadelelerine platform sağlayan bir gastronomi fuarı... Bu yıl 200 binden fazla ziyaretçi sırf tüm bu gastronomik yenilikleri görmek, öğrenmek, deneyimlemek için Lyon'a geldi. 700 bin nüfuslu şehirde trafik biraz kilitlendi ama restoranlar, oteller ünlü şefler, gastronomi profesyonelleri ve yemek yazarlarıyla doldu. Neler mi yaptı bu 200 bin kişi... Beş gün boyunca fuarı gezdi, 'yedi bitirdi'. Sadece iki ve üç Michelin yıldızlı restoranlarda servis edilecek kahveyi yudumladı. Dünyanın en mühim şef yarışması olan Bocuse d'Or'un da içinde olduğu gastronomik yarışmaları seyretme imkanı buldu. Buzdan heykelleri, sanat eserini aratmayan çikolata ve şekerlemeden figürleri inceledi.



SIRHA İSTANBUL'U NOT ETMELİ
Sirha'nın bizim için önemi ayrı. İlk kez 1983'te Lyon'da düzenlendi. Amaç Lyon'u Paris'ten farklı bir turizm merkezi yapmaktı. Bunun için de harika bir fikir ortaya atıldı. Gastronomi turizminin merkezi olmak. Darısı bizim başımıza derken Sirha, İstanbul ayağını başlattı. Genevre, Budapeşte gibi şehirlerle birlikte İstanbul'da kasım ayının üçüncü haftasında Sirha Fuarı düzenleniyor. Bu yıl beşincisi gerçekleşecek. Dileğimiz İstanbul'daki fuarın da en az Lyon kadar önemli olması... Şimdilik Lyon'a dönelim ve gastronomi sektörünün öncülerine kulak verelim... Dondurmanın sırf somonlu da değil, enginarlı, salatalıklı, balsamik sirkeli, çilek-rezene karışımlı gibi farklı çeşitleri de var. Hemen yüzünüzü buruşturmayın. Fuarın en ilgi çeken stantlarından biriydi Glaces des Alpes'in standı. Üstelik benim en çok şey tattığım stant olma özelliğini de taşıyor. Aslında bu dondurmalar külahta alıp yemek için değil, et yemeklerinin yanında servis etmek için hazırlanmış.

SOĞUK SUDA HAŞLANAN MAKARNA
Sirha Lyon fuarının en ilgi çeken bölümü kuşkusuz inovasyon kısmıydı. Şeflere, işletmelere, paket gıda sektörüne yenilikler getiren bu alan ziyaretçilerin epey ilgisini çekti. Neler mi vardı bu alanda? Örneğin soğuk suda şişip genişleyen ve pişen makarna. Bu tamamen zaman kaybına yönelik yapılmış. İleri yaşlarda dişi kesmeyen veya farklı sağlık sorunları olan yaşlılar için de bu bölümde farklı alternatifler göze çarpıyordu. İçinde hiçbir kimyasal bulunmayan, çiğneme boyutunda, boğaza takılma ihtimali olmayan ve sağlıklı atıştırmalıklar gibi...



BİTKİLERİ SPREYLEYİN
Fesleğen, nane, maydanoz, kekik... Tüm bunları yemeklerin üstüne serpme dönemine son. Çünkü inovasyon bölümünde baharat çeşitleri sprey olarak karşımıza çıktı. Elbette kimyasal içermeyen spreyler şeklinde. Pişirirken iki kere fıs fıs yapıyorsunuz, yemeğiniz tatlanıyor.

KİVİ ŞARABI VE MİNİ KÜLAHLAR
İnovasyon bölümünde ilginç teknolojik pişirme aletleri, tatlı çeşitleri de yer alıyordu. Bunlar arasında bir de kivi şarabı öne çıkıyordu. Bildiğiniz dondurma külahlarının ise küçücük versiyonları yapılmış. Hem tatlı hem tuzlu servisinde kanepelerin yerini alıyor. Külahlar üzerinde tatlı servis edilecekse kakao, badem, vanilya gibi şekerli malzemelerden üretiliyor. Ya da domates, ıspanak, tahıl gibi malzemelerden.



BİZDEN LEZZETLER DE VARDI
Fuarın en ilgi çeken bölümlerinden biri de Taste of Turkey oldu. İpek Bulgur, 38O 30O çiftliği, Usla Academy ve Kürşat zeytinyağları bu bölümde ürünlerini sergiledi. Cercis Konak'ın sahibi ve şefi Ebru Baybara Demir, zaman zaman İpek Bulgur'la içli köfte, çiğ köfte hatta aşure gibi lezzetler yapıp ziyaretçilere dağıtarak fuarın en ilgi çeken şovlarından birine ev sahipliği yaptı. Belçika tereyağı ile bulgur pilavı, İspanyol kuru meyve firmasından tedarik ettiği ürünlerle aşure yaparak ziyaretçilere dağıttı. Aydınlar Kuruyemiş, Gurme 212 ve Öztiryakiler de fuara katılan diğer yerli firmalarımız arasındaydı.

VEGAN DÜNYASINA HOŞ GELDİNİZ
Tüm dünyada herbivorların ve veganların yani et tüketmeyenlerin sayısı artıyor. Sirha'daki önemli bir alan veganlar için ayrılmıştı. Hayvansal yağ, et hatta tofu ve kimyasal içermeyen yiyecekler herkesin ilgi odağındaydı. Vegan kruvasan bile tatma imkanı bulduk. İçinde hayvansal yağ ve kimyasal olmayan kinoa unundan hazırlanan kruvasanın tadı hiç de fena değildi. Vergy standında ise ıspanak, mercimek, pancar gibi farklı sebzelerle hazırlanan hamburgerler vardı. İştah kabartan hamburgerlerin tadı da en az görüntüsü kadar iddialıydı.

HAZIR POŞE YUMURTA
"Haydi canım poşe yumurta da mı hazır gelir?" diyebilirsiniz. Ben de görene hatta tadana kadar diyebilirdim. Sadece poşe yumurta da değil. Çırpılmış yumurta, omlet, haşlanmış bıldırcın yumurtası gibi varyasyonları da hazır olarak geliyor. Şimdilik sadece restoranlara. Onlar da bunları mikro dalga fırında ısıtıp müşteriye sunuyor. Yumurta beyazları ve sarıları da ayrı şişelerde satılıyor. Hazır yumurtalar neye benziyor derseniz... Biraz tuz ve soslarla hiç de fena olmuyor.

SANATSAL ÇİKOLATA DÖNEMİ
Sirha'da anladık ki çikolata sektörü moda endüstrisinden farksız hale gelmiş. Çikolata stantlarında kumaş misali çikolata desenleri asılı. İncelemekle kalmıyor tadıyorsunuz da. Anlaşılan markalar artık altı ayda bir tasarım çikolata koleksiyonu yapmazsa geride kalacak. İster minik çantalar, ister şapka şeklinde pastalar... Hepsi çarpıcı ve göz alıcı. Lezzetlerini anlatmaya sanırım gerek bile yok. O halde bu yıl moda endüstrisini aratmayacak çikolatalara hazırlıklı olun. Tek sorun bunlar kilo aldırıyor.

PUDRA ŞEKLİNDE SİRKE
Salatanıza ya da yemeğinize pudra serptiğinizi heyel edebiliyor musunuz? Balsamik sirke ya da pirinç sirkesinin sıvı değil de pudra halini düşünün. İster ekmek banıp yiyin, ister yemeklere katın. ICARE4-FOOD markası bu yıl Sirha fuarındaki en ilginç çekici stantlardan birine sahipti. Çıtır çıtır kızartmalar için de domatesli, kinoalı kızartma çeşnileri sunan marka özellikle şeflerin ilgi odağındaydı.
 
Burcu Aldinç
 

 

Vizyon & Misyon

Vizyonumuz

Ulusal ve uluslararası pazarda İpek Bulgur ürünlerinin tüketicilerimize en kaliteli besin değerleriyle sunmanın yanında, Mardin bulgurunu hak ettiği yere konumlandırmak ve aynı zamanda tedarikçi ve iş birlikçilerimizle birlikte üretimin doğal olanını korumak ve geliştirmek vizyonumuzdur.

Misyonumuz

Mardin bulgurunun barındırdığı yüksek kalite besin değerlerinin sürekliliği ve üretimin Mardin topraklarının doğal üretim koşullarından hayat alması İpek Bulgur ürünlerini diğerlerinden ayıran temel misyonumuzdur.

Hakkımızda

“İyiliği toprağından...”

Tüm üretimini Mardin Ovası’nın demir ve mineral bakımından oldukça zengin topraklarında yetiştirdiği buğdaylardan yapan İpek Bulgur, 1990 yılında Mardin’de kuruldu. İpek Bulgur, yeni teknolojiyle modern tesislerinde Mardin Ovası’nın en kaliteli bulgurlarını üretmektedir.
Mevcut pazarı hem yurt içi hem yurt dışı olan İpek bulgur, TSE Belgesi, Gıda Üretim İzni, İSO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi ve ISO 22000:2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerine sahiptir.
11.000m²’si kapalı toplam 34.000m²’lik alana kurulu bulgur fabrikası yıllık 72.000 ton üretim kapasitesine sahiptir.